sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

38 kişi kendisini tutuyor, 26 arkadaşı var.


şu an yaşadığı yer İzmir. şaşırımcı olarak çalışıyor. http://www.punkypunk.com/blog/ adlı bir sitesi var.

goaskalice not kutusu rss kaynağı

yazan yazsın kalan sağlar bizimdir

cizgili kedi   20 Temmuz 2009 19:08  

döndüm yani, hay zkeyri muvi :) meyil vermedim sana, kafam toplanmadı, dort islemle sorunum var, bire bire konusuruz didim ben de...

lil   20 Nisan 2008 14:49  

dondum huleeeeynnnnn !

lil   20 Nisan 2008 14:48  

And you've just had some kind of mushroom
And your mind is moving low
Go ask alice!
I think she'll now...

roulette   19 Şubat 2008 16:47  

o şimdi harikalar diyarında : )

elisa day   26 Ekim 2007 16:00  

ne lölölö günlerdi onlar oh bebek....

lil   28 Mayıs 2007 22:02  

yaaa gerek amerikadan gerek hollandadan ingiltereden felan bi sürü fotoğrafçı sırada..bir izdiham anlatamam..lilciim sizi çekelim diyeni mi ararsın, gel bu kampanyada bizi yalnız bırakma diyen mi, yoksa şöyle eğil şöle bak sanatıma destek ol diyen mi...ama ben seni seçtim..modelini yorma :)) ilgi göster, besle, kahvesini getir sabah, elini hem sıcak hem de soğuk suya sokma pls.:))))

lil   25 Mayıs 2007 23:18  

bakkal Ahmet amcayı filan tornadan çıkmış haliyle görmek istemeyen kişi
(her okuduğumda yarılıyorum hala :))

bkz:

velet   22 Mart 2007 23:21  

Ben de orda libidinal çalkalanmamı romantik bir düzlemde sunmuştum aslında anlamışsın beni. Esas ben teessüf zinciri kurdum.Varlığımı anlamlı bir oluşa dönüştürecek bir sevginini eksikliğini dile getirmiş, sembolik anlatım yapmıştım. Yok be itiraf ediyorum, gençlere mesaj vermiştim, beyaz atlı pirensimi bulamadım diye, madem itiraf ettim, gerisini de getireyim: bir yetmiş boyunda, ömrünü aşka adamaya hazır ama aradığını bulamamış, hali vakti yerinde genç bir kızım. Uygun adaylarla görüşmek, izdivaç gerçekleştirmek niyetindeyim.
Bu arada dua et üç parmaklı ergen ninjalar çizgi filmindeki splinter(fare olan amca) usta ol demedim :))

lil   21 Mart 2007 16:59  

Laaaan bu hayvanlar bilgisayar masamda tango mu yapıyo bişi yapıyo kurtar lan benii, beyaz atlı prenzim ol!! lan daldı bu manyaklar bana...:)) bu arada pardon ne kadddar da kabayım diğ miğ ketrin? umarım klavyeye sıçmazlar bip bip bip helppp....

lilith from "kediler cehennemi 2" filminden en sevdiğim, içimi paralayan bir sahne..

lil   21 Mart 2007 02:19  

İnsan bi She Ra'm ol, ne bileyim Zeyna'm ol der. Beyaz atlı prensin bir olayı yok ki. Şöyle bir ülkeyi kurtarmışlığı, kahramanlıkları filan. Adam gidip öpüyor bir tek, böyle bir havalar, bir karizmalar, pelerin savurmalar; ne o kahramanmış. Peh peh!

Kırıldım yani biraz. Bozuldum da. Alım al, morum mor oldu.

Red Kit bile olurdum da.. Neyse, göz yaşlarımı tutamiciim daha fazla yazarsam. Bol teessüf..

goaskalice   21 Mart 2007 16:51  

benim resimlerime çizik atana bak.. asıl sen boncuk boncuk, kocaman gözlerle nereye bakıyosun öyle.. masum bi bakış atmaya çalışmışsın ama yemezler :) hem ne o öyle, japon animeler senden mi örnek almışlar.. manga'mısın kızım sen.. tamam öylesin :)

hem bira şişeli resim de ne.. arkadaki teyze, böyle noluyoruz gündüz wakti, bu da kim, aile salonu nerdedir buranın tadında bi bakış atmış..

hippiethat   03 Mart 2007 14:51  

pek çok şey yazarım ama okutmam kimseye.. böyle merak içinde bakarsınız :) ona her kalp atışım kelime olsaydı, japonca sözlük çıkardı benden.. ben bile anlamazdım okuduklarımdan.. sonra japonyaya gider türkçe konuşurdum.. o zaman da kimse anlamazdı beni..

kağıt üstündeki serseri kalemdir.. çizgileri anlatır kendini..

izmire giderim ewinide basarım, rahatsız da ederim, uyutmamda, psikolojik hijyenolojik moda da sokarım, gelirim gitmem, bana mısın demez yine.. bi de ağır işitir, arkasını döndümü konuşurum, bana bakınca susarım.. kahwe yapmaz, warsa içer :) ama ew sahibidir sesi çıkmaz, çıksa da benden fırsat bulamaz.. hastasıyım kendisinin ama kanser yapar, doktora bile götürmez..

hippiethat   02 Mart 2007 04:05  

kendisiyle son buluşmada kurtlarımızı dökmüşüzdür, alice ile alakası ile olsa da tavsiyemizi unutmamasını diliyoruz :).

di mi john   28 Ocak 2007 01:42  

Biz iki serseriyiz bu yeryüzünde
Kibar konakları bizim harcımız degil, biliyorsun
Ne güne duruyor balıkçı meyhaneleri, kötü evler
Bizi karanlıklara götüren ayaklarımız değil, biliyorsun

Biz oldum olası böyle sarhoş, böyle umursamaz
Bu ilk saltanatımız değil, biliyorsun
Yasamak bir siyah mermerdir işlediğimiz
İçimiz serseri bizim, adımız değil, biliyorsun

Biz seninle açık saçık şarkılar severiz
Duyduğun bu şarki bizim şarkımız değil, biliyorsun
Kim yaratmış onca güzel bu siyah mermerleri
O tanri bizim tanrimiz degil, biliyorsun...Ü. Y. Oğuzcan

Günaydın :)

lil   24 Ocak 2007 11:15  

evlencem ben karıştırma kafamı :)

souljam   12 Ocak 2007 15:04  

Cuma: la zaten yüzgecin çıkmıştı : )

elisa day   28 Aralık 2006 14:55  

yanlış görmüşsünüz efenim, o kedi değil, rakı şişesinde maymundu!

goaskalice   12 Aralık 2006 21:28  

bi kedi gördüm galiba:)

hippie   12 Aralık 2006 18:56  

Hakikaten annelik gibi yahu! Erkek, karga sesli bir kıro; küçük kız, 'piyuf' diye miyavlayan bir şirinlik muskası. Bir de kediler asil olur derler bunlar bildiğin komik! Kardeşle yerlere yuvarlanmışlığımız var, o derece.

goaskalice   12 Aralık 2006 18:15  

kedi annesi

gallerprensi   11 Aralık 2006 01:33  

Hay allah! Tutmadı mı plan? Oysa ki o sehpayı ben senin kafanya giydirecek ve ruhuna sahip olacaktım. E artık bir daha ki sefere.. (Seppa bacaklarını koruma ve yaşatma derneği birinci başkanı)

goaskalice   05 Aralık 2006 23:05  

daha az önce beni öldürmeye çalışan, katil ruhlu,cinayetine de kaza süsü vermeye çalışan kişi!! nihahhaa biliyorum çok kıskanıyosun, benim bilgisayarım giysilerim de senin ossun istiyosun ama beni böyle öldüremezsin alis hatta bak öldüremedin ve o sehpa beni güçlendirdi! yaşasın kötülük nihahahaha:))

lil   03 Aralık 2006 18:25  

çiiiiiiırrrsssss!

hippie   02 Aralık 2006 16:13  

honolulu adlı yıldızlar diyarından hemserim, -iş li kelimelerimin tek duyanı, agresif şirinlik muskası, hayati bi organ bazen tümörüyle beraber, ama yok birini atsan diğerinden de olacaksın, o yuzden mümkün değil atmak falan . çok 'dantel' bi kişilik, en çok güldüren, özgür kılan her türlü şebeklikte, yemek masamın prensesi :) sevin onu, ilgi gösterin ben öyle yapıyorum mutluyum şahsen :)şimdilik bu kadar ama daha bitmediii...

lil   25 Kasım 2006 12:59  

sen benim canımsın
kanıma karışmış kanın...

elisa day   22 Kasım 2006 19:44  

Street Hassle- Lou Reed

Bir de büyük bir eksiklik...

Stephanie der ki : ...

goaskalice   01 Nisan 2007 02:03  

"Kitaplarla yeni hayatlar kurulamaz; ütopyalar yaşanmaz; toplumsal hareketler doğmaz.

Kitaplar cevap vermez, sorusu olanlarla konuşur. Onları soru/cevap yalnızlıklarından kurtarır.

Kitaplar kişiyi çoğaltmaz. Mahremiyeti arttırır.

Kitaplarla hayat hissedilmez. Anlaşılabilir belki...

Kitaplar kendisiyle, ötekiyle, hayatın seçilmiş bir boyutunda sahiden buluşmak isteyenler ve bunu gerçekleştirmek amacıyla sahiden çaba gösterenler için basit yol göstericileridir.

Kitaplar öteki dünyada ödüllendirilme beklentisine dayanan dinsel ahlakla yetinmeyerek daha insani derinliklerin peşine düşenler için dünya bilgisini edinme ve hayal etme kapasitesini zorlama araçlarıdır.

Kitaplar karşı ve yana olmayi seçenler için vardır.

Ya da sıkılanlar için basit vakit öldürücüleridir."

Abdulgaffar El-Hayati
Hayata Dair Meseleler

goaskalice   25 Mart 2007 05:25  

just a perfect day,
drink sangria in the park,
and then later, when it gets dark,
we go home.
just a perfect day,
feed animals in the zoo
then later, a movie, too,
and then home.

oh it's such a perfect day,
i'm glad i spent it with you.
oh such a perfect day,
you just keep me hanging on,
you just keep me hanging on.

just a perfect day,
problems all left alone,
weekenders on our own.
it's such fun.
just a perfect day,
you made me forget myself.
i thought i was someone else,
someone good.

oh it's such a perfect day,
i'm glad i spent it with you.
oh such a perfect day,
you just keep me hanging on,
you just keep me hanging on.

you're going to reap just what you sow...

goaskalice   25 Şubat 2007 17:23  

Sen demiştin, "bundan sonra tüm isteğim, kimsenin bana dokunamayacağı yerde olmak," diye.

Bu şu demek: İltifatları da eleştiriler kadar zor kabul edip aynı gümrükten geçireceksin. Değer yargılar hariç.

goaskalice   20 Şubat 2007 04:28  

Elde fırça, bardakta şarap, kucakta bilmem kaç desibel gırlayan yavru kedi, yanda soba, teypte Nazan Öncel, kardeşle yarı gevşek yarı ciddi muhabbet...

Abidin Dino ya saygısızlık etmek istemem ama bu gece mutluluğun resmi çizilmiş gibi oldu tüm bu bileşenler tarafından.

Cuma: Aferim!

goaskalice   30 Ocak 2007 00:25  

BLOG goaskalice rss kaynağı

adresi: http://goaskalice.sosyomat.com/blog

Sosyomatlar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. Fotoğraf

    Fotoğraf

    6717 üyesi var. üyelik serbest.



 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

ETİKETLERİ

ARKADAŞLARININ EKLEDİKLERİ


pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage